Girit mutfağı olarak etiketli yazılar

Turp otunun omlet hali

1

Turp otu ben çocukken annemin pazardan aldığı yegane ottu. Tezgahlardaki değişik değişik otlara benim içim giderken, o yine bildiğinden şaşmaz; gidip turp otu alırdı. Değişik ot çeşitlerinin tadına bakmak için Girit’e kadar gelmem gerekiyormuş 🙂 Hayat bu ki beni uçurdu uçurdu da otların cennetine düşürdü!

Geçen gün pazardan turp otu almıştık biz de. Çiçeklendiğinde sarı sarı minicik çiçekleri olan, Giritlilerin deyişiyle Vruves. Hardal otu olarak da bilinir.

Otları pişirirken en çok dikkat ettiğim nokta; yeşil rengini kaybetmeyecek kadar haşlamak. Yoksa hem görünüşü hem de lezzeti bütün iştah açıcılığını kaybediyor. Bahçedeki limon ağacından kopardığımız limonlar ve kendi sızma zeytinyağımızla tadına doyulmayan bu salataya bizim evde herkes bayılıyor.

Bu kez kalan turp otlarını farklı bir şekilde değerlendirmek istedim ve onlardan çok lezzetli bir otlu omlet yaptım. Omleti tarife gerek yok.
Küçücük bir soğanı kavurup içine önceden haşladığım turp otları katılırsa böyle bir lezzet çıkar ortaya…

 

Enginarı Çiğ Yemek Hiç Aklıma Gelmezdi Demeyin

1

Bu sene bahar gelmek bilmiyor bir türlü… ne de şu kara kış gitmek biliyor. Soğuk, fırtına, kar yetti hatta bıktırdı artık. Gözlerimiz güneşe, pırıl pırıl mis kokulu bahar havasına hasret kaldı.

Bana diyorlar ki “giymeyecektin şu kırmızı mantoyu… nereye gitsen kar götürdün peşinde…”  Kırmızı manto bile çoktan temizlenip dolaptaki yerini aldı ama Giritin dağlarındaki karlar eriyemedi gitti.

Mart her zaman şaşırtır ama Nisan “Nisanlığını” bilmeli, değil mi? Şimdi ağaçlarda bahar açmasının zamanı… çilek zamanı, bakla, enginar zamanı… Biz de pazardan tazecik enginarlardan alıp hiç beklemeden hemen ayıklayıp o günkü salatamıza kattık ve afiyetle yedik. Evet, yanlış duymadınız. Aslında daha önce de yazmıştım: burada, Girit’te enginarı (ve taze baklayı)* çiğ olarak da tüketiyorlar. Yaprakları güzelce ayıklanan enginarın göbeği dilimlenip üzerine zeytinyağı ve limon gezdirilerek seçkin bir meze tabağı olarak çıkıyor karşımıza. Ben de bir Giritliyle evli olmasaydım belki de ömrüm boyunca enginarı çiğ yemek aklımın ucundan bile geçmezdi. Ben ki enginarın her şekilde pişmişine bayılan biri olarak, artık enginarı çiğ yemeyi de çok seviyorum. Hem vitaminlerinden hiç kaybetmeden tüketiyorsunuz hem de o kadar çıtır çıtır oluyor ki, inanamazsınız!

Dışarıda kış mevsiminin uzatmalarını oynadığı bir günde, soframızda tam bir bahar havası vardı.

Enginarlı Marul Salatası için, biz marul, kırmızı soğan, domates, salatalık, enginar, limon ve zeytinyağı kullandık. En önce enginarları güzelce ayıklayıp, yalnız göbek kısmını bırakarak limonlu suda bekletiyoruz. Bu arada marulu, soğanı, domatesi, salatalığı doğrayıp içine enginarları da ekledikten sonra tuz, limon ve zeytinyağıyla harmanlıyoruz ve nefis salatanız hazır!

Artık bıktıran yağmura, soğuğa, fırtınaya inat hala baharın gelmesini dört gözle bekliyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

* Giritte taze baklayı da çiğ yediklerinden daha önce şu yazımda söz etmiştim.

Go to Top